Tag Archives: minibüs

Kafalı Cam

Saat günlerden cuma gecesini gösteriyor. Taksim’deyim. Sarı dolmuşa bindim, cam kenarına geçtim. İçeride 2 kişiyiz; ben ve bi’ arkadaş.

Dışarıdan sesler duymaya başladık: Hulaaaan, anan bacın yok mu hulaaaan senin! Piç, bok, göt!

Soluma dönüp camdan dışarı baktığımda kol arasına sıkışmış bir kafa, yanımdaki cama doğru hızla ilerliyordu. Allah’tan cam da kafaya doğru ilerlemiyordu, yoksa bilindik bir fizik problemiyle karşı karşıya kalabilirdik.

Neyse, sonracığıma o kafa cama girdi. Artık hemen yanımda kafalı bir cam bulunmaktaydı. Tabii, bu olaylar senin bu yazıyı okuduğun sürenin 100’de biri bir hızda gerçekleşti. Ben de kendimi 50’de biri bir sürede dışarı attım.

Neymiş efendim, tüyü bitmemiş genç bir çift dolmuşa binerken arkadaki hırbolardan biri “offf anammm” gibi bir laf atmış. Sevgilisine atılan lafı kaldıramayan çocuk da hırboya dayılanmış. Ama hırbo adın da anlaşılacağı gibi çocuğun kafayı cama sokmuş. (edit)

Olum, hem cinslerim, size diyorum, azıtmayın lan iki dakka!

He, olay nasıl bitti? Kafası cama giren çocuk bir de minibüsçülerden dayak yedi. Neden camı kırdın diye!!!

Reklamlar

8 Yorum

Filed under Bazen Minibüs

Kazadan Sıvışan Adam

Hava, pervaneli şapka takacak kadar sıcak. Askerlik şubesinde çok muhim bir işim var. Ve sürem çok kısıtlı.

İlk duraktan atladım minibüse.

10-15 dakikalık hoplamalı, zıplamalı seyahatin ardından, yolcular teker teker yol üzerindeki en müsait yerlerde inmeye başladı. Şofer hop bir sağa çekiyor, indiriyor; hop bir sola kırıyor, yardırıyor. Böyle ritmik indi-bindiler devam ederken yolculardan birinin ani isteği üzerine, şofer bey frene asıldı.

minibus

20-30 Metre Arkadan Gelen Ses:
– İeaaaaaa… (acı fren sesi yazıyla bu kadar anlatılır.)

Arkadan gelen acı fren sesi, ara ara kesilse de yükselerek bize yaklaşıyor.

Acı Fren Sesinin Sonu:
– Dırışşşşşş… (çarpma sesi de pek olmuyor.)

Evet! Minibüsten biraz daha büyük bir kamyonet bize arkadan sağlam bi geçirdi. Yolcular ve ben önce arkaya, sonra öne doğru büyük bir ahenk içinde savrulduk. Gören içerde çılgın bir eğlence var zanneder. O derece! Kimseye bir şey olmadı. Şofer aşağı inip, durumu kontrol ettikten sonra 5-10 dakika bi yere gitmememizi tembihledi. Şahit, tutanak, ıvır zıvır için…

Ama benim işim var. Hem de mühim. Hatta, zamanım da kısıtlı. Bi şekil yapıp, adımımı sinsice dışarı attım. Göz ucuyla şoferi kontrol ettim. Durum gayet müsait. Küçük ve postacı adımlarıyla sıvışşşşşşş… Olay anını görmeyenler o sıvışma halimi görse, kazaya benim sebep olduğumdan şüphelenebilirdi.

N’apıyım!? Şubeye yetişmem şart.

Yorum bırakın

Filed under Bazen Minibüs

“O.M. Sergisi” Nedir ki?

“Otobüs Maceraları Fotoğraf Sergisi” demektir.

Otobüste, trende, minibüste, takside, teyyarede çektiğim fotoğrafları topladığım başlık egzostudur.

Varsa senin de böyle fotoğrafların, yolla bi bakayım.

Yoksa, sorun değil! Fotoğrafların keyfini çıkar.

Yorum bırakın

Filed under Sergi

ŞOK Amcalar ve Teyzeler

Bu sabah gözlerimi açtım. Zihnim ayılmadan evden çıktım. Devlet dairelerinden birinde işim var. Biraz kaos, biraz bağırış-çağırış, az biraz asabiyet ve işin sonunda büyük bi’ rahatlamayla devlet dairesinden çıktım.

Gönül isterdi ki devlet dairesinde iş halledenlere 1 gün istirahat versinler. Ama imkansız. İşe gitmem lazım. Hızlı adımlarla yürüdüm,  minibüse bindim. En arkada, sağ cam kenarındaki yerimi aldım. Cebimden parayı çıkardım ve önümde oturan amcaya uzattım:

Ben: Bi’ Levent uzatır mısınız? (Gayet her zamanki ses tonumla, hiçbir kasıt olmaksızın.)

ŞOK Amca: Sen ne biçim adamsın be!? Utanmıyor musun baban yaşında adama emir vermeye! Genç adamsın, kalkıp versene kendi paranı!? Bak hala bana bakıyor. Töbee…

ŞOK Teyzeler: Cık… Cık… Cık! Yeni nesil hepten bitmiş. Bizim zamanımızda…

bunak

Lan n’oluyoruz!!  Tohumunuza para mı saydım ben sizin yahu? Ne diye her yerde beni buluyorsunuz? Başka genç mi yok bulaşacak? 

Çok afedersiniz, sizin zamanınızda dinazorlar enseye tokat geziyorlardı. Hatta, dünya soğumamıştı. Ve bu minibüse bindiğinizde aracın ilerlemesini sağlayan tekerlek, henüz icat edilmemişti.

Bi’ an 70 yaş üstü insanların toplum sağlığı için ne kadar zararlı olduğunu anımsadım. Belki de biri benden habersiz minibüs prosedürünü değiştirmiştir.

10 Yorum

Filed under Bazen Minibüs

Tabelanın Götürdüğü Yere Gideme

İş çıkışı arkadaşlarla Taksim’deyim. Muhabbet uzadı. Saat 12’ye yaklaşırken birden ayıldım ve kül köpeğine dönüşmeden eve gitmem gerektiğini hatırladım. Neden? Çünkü belli bir saatten sonra Pendik’e gitmek çok güç. Ben diyim “survival game”, sen de “oraya 200 yıldır kimse gitmedi”.

Çiçek pasajından virajı alamayan kediler gibi fırladım. Koştum. Her geçen saniye Pendik’e yaklaşmaktayım. Dolmuş sırasına girdim. Dolmuşa bindim. Bostancı’da dolmuştan indim. İlk etabı başarıyla tamamladım.

geceyollar

Yeni görev: İçi mor pavyon ışığıyla aydınlatılmış ve Pendik’e giden bir minibüs bul.

Beklemedeyim. Gözlerimi kıstım, uzaktan gelen minibüslerin tabelalarını kesiyorum. Ve bir tane geliyor. Bindim. Parayı uzattım:

Ben: Bi’ tane Pendik.

Şofer: Bu araba Pendik’e gitmez.

Ben: Ama tabelada Pendik yazıyor.

Şofer: Gitmez kardeşim. Ben götürmüyorum. 

Ben: O zaman tabelada neden Pendik yazıyor?

Şofer dikiz aynasından beni keser!

Ben: İneyim o zaman. 

Bu bölüm çok zor olacak. Aha, bi’ tane daha Pendik tabelalı minibüs geliyor. Minibüse bindim ve hemmen indim, sevgili yolcu. Tam 4 kere aynı trajiromantik anları yaşadık minibüs şoferleriyle.

Yahu, neden Pendik’e gitmezsin. Affedersin, orada adam mı öpüyorlar? Hadi, diyelim adam öpüyorlar! Neden tabelayı değiştirmezsin “Bu minibüs sittin gece Pendik’e gitmez” diye? Ne gerek var şimdi gece gece bindi-indi jimnastiğine? Beni neden yoruyorsun Pendik yazan fakat Pendik’e gidemeyen minibüsün şoferi? Gece saat 1.

Sonra ne mi oldu? Gecenin karanlığından pegasus gibi sıyrılan bir İ.E.T.T. geldi. Tabelasında Pendik yazmıyordu ama şofer, beni Pendik’e bırakabileceğini söyledi. Tabelasında Pendik yazmayan fakat Pendik’e giden İ.E.T.T. Nası ya!? Neler oluyo ya!?

Yahu, alkol de almadım ki tabelaları yanlış okuyayım. Bu işte bir terslik var ama nerede acaba?

4 Yorum

Filed under İ.E.T.T