Category Archives: 1

Geldim

Ne kadar oldu ya! 6 askerlik! 2 ay sivile dönüş! Tam 8 ay! Püüüü!

Askerlik….

Özlenmesi gereken bir yer ancak geri dönülmemesi gereken bir yer. O kadar söyleyeyim. Tutarsızlığı sen anla!

* We have to go back Jack, we have to go back!!!

Reklamlar

Yorum bırakın

Filed under 1

Yolcu Yolunda

Bir süreliğine “Otobüs Maceraları”na ara veriyorum.

Neden?

Çünkü askere gidiyorum.

He, olur da askerde şofer falan olurum, interneti çeken bir yere düşerim, o zaman yazmaya devam.

Şimdilik, eski yazıları okuyun.

Seçin, Okuyun:

Obama

Ben de İstanbulluyum!

Takvim

Korkutmayın!

Büyük Kaza

Otobüs Romatizması

Dönünce görüşürüz. Öperim.

7 Yorum

Filed under 1

MiM – 2

Bu hafta ilgilenemedim blogla. Accayip yoğun her şey.

Yazar, Çizer Pinik mimledi beni.

1 – Pc başından kalkıp pencereyi açıyoruz
2 – Pencereden dışarı bakıyoruz (Bu kısmı tıpkı, kurşun döküldükten sonra hemen dışarı bakmak gibi olmuş:)
3 – Gözümüze ilk görünen kişiyi inceliyoruz
4 – Cinsiyetini ve üzerindeki kıyafetleri yazıyoruz.
5 – Ve mim’imizi 7 kişiye gönderiyoruz… (Bu kısmı bana çok geldi. 4 kurtarmaz mı.)

Offf… Oturmaktan bacaklarım tutulmuş. Kim varmış dışarıda?

İnce bi kız gördüm tepeden. Kanyondan çıkıyor, elinde karton alışveriş poşeti.
Kızıl saçlı. Suratını göremedim. Mavi kot pantolon giymiş. Paça kısmı dar, düşük bel. Bir de Çizmeli Kedi’nin giydiği çizmelerden var ayağında. Şu kısa, yeni moda olanlardan.
Muhtemelen, aldığı şeyi bir an önce giymek derdinde. Belki de akşama bir yere davetli. Ne de olsa bugün Cuma:)
Bol şanslar diliyorum kendisine ve mimliyorum mimleti:

1- Mütevelli Heyeti
2- Aklımın Uç Köşeleri
3- Esther’in Kazanı
4- Bir Damla Su

3 Yorum

Filed under 1

6 kişilik yer boşalacak!

Yolcu Tanura yazdı.

Adı otobüs macerası ya hani bu hikayemi anlatmaktan ne kadar utansam da komik olduğunu düşünüyorum ki anlatıldığında herkes güldüğüne göre sanırım komik.
(İç ses: Tanrım ne kötü bir giriş)
Neyse lise zamanlarında böyle aklı beş karış havada oto boka gülen öğrenci tiplerini bilirsizin yani hepimizin bir zamanlar içinde oynadığı bir oyuncu kimliği efendim neyse işte bu zamanların birinde üç arkadaş otobüsle 5 duraklık kısa bir yolculuk yapmak üzere belediye otobüslerinden birine bindik gidiyoruz…
Bindik binmesine ama üçümüzde etine dolgun irimi iri balık mı balık eti hatunlarız laf aramızda az buçuk topağız (İç ses: Şişmanız demeye dilim varmıyor aslında neyse bunun üzerinde durmayayım en isi ben). İlk bindiğimiz durakta her şey normal bir sonraki durağa geldik ki çarşı durağı otobüsün içi balık istifi şeklinde tıklım tıklım doldu neredeyse boğulacağız! Orta kapının demirlerinden sıkı sıkıya tutunduk bağırtılar eşliğinde yerimizi kaptırmamak için direnmekteyiz.
Bir sonraki durağı da geçtik inmemize iki durak var her kes sıkılmış, bunalmış ve bu kalabalıktan dolayı herkes birbirine öfkeli… Biri bir şey dese herkes birbirine girecek neredeyse kafadan dumanları çıkıyor anlayacağınız tam bu sıkıntının ve stresin göbeğinde ineceğimiz durağa yaklaşır iken arkadaşlarımdan biri yüksek sesle ses düzeltme efekti yaptı biz diğer arkadaşımla bu ne yapıyor diye bakarken  azından dökülen cümleler şu oldu “baylar bayanlar ineceğimiz durağa geldiğimiz için inmek üzereyiz ve rahat olunki biz indiğimizde otobüste altı kişilik yer boşalacaktır” demez mi! Biz yani diğer arkadaşım ve ben azımız on karış açık ağlanacak halimiz gülmeye başladık bütün otobüs krizde insanlar o öfkeli balık istifi kalabalık kahkaha krizinde…
Otobüsten indik ama otobüsün içindeki insanlar bizi parmakla gösterip gülmeye devam ediyor… Biz İncinmiş gururumuzla (Tamamen dış ses: burayı arabeske bağlayasım tuttu) dışarıda krize girmiş gülerken bir yandan da o anı güzel bir anı olacağını düşünmeden edememiştim ki sanırım şuan bu bunun en büyük göstergesi oldu…
Ey gidi gençlik yılları tanrım yaşlanıyorum :/

🙂

12 Yorum

Filed under 1, İ.E.T.T

MiM

Üç gün önce mimlenmişim haberim yok. Hatta ‘mim’ nedir onu bile bilmiyorum. Hem Pinikk, hem de Polly sağolsun, anlattılar. ‘Ebelemek’ gibi bir şeymiş. 

Bu ‘mim’leme işi benim bloga pek uymaz dedim. Yolculuklardan bahsediyorum, İ.E.T.T.’den bahsediyorum. En sevdiğim şiir/şair hiç oturmaz dedim. Sonra, bi’ kereden kıyamet kopmaz ya, dedim 🙂

kervan2

ÖMÜR KERVANI

Bu ömür kervanı bir tuhaf gelir gider 
Kazancın yaşamasını bildiğin günler 
Saki, bırak şu yarını düşünenleri 
Geçti gidiyor gece, geçmeden şarap ver

                                                   HAYYAM

Benim de ‘mim’lemem gerekiyor:
Devr-i alem
Fiktirella 
Pinikk
La Paragas 

2 Yorum

Filed under 1

Bizi Kucaklayan Direk

Otobüs maceralarıyla bir tebessüm oluşur kiraz dudaklarda,
Kahkahalar patlar katıla katıla.
Zira olaylar,
Her zaman böyle gelişmez yollarda… (Dramatik olma çabası)

Avrupa Futbol Şampiyonası, İspanya-Almanya final maçını izledik arkadaşlarla. (İspanyol kardeşlerimiz öcümüzü aldı). Nevizade taraflarındayız. Ertesi gün gidilecek işlerimiz olduğundan maçtan sonra başka bi’ yere gitmedik.

yesilnane

Atladık arkadaşın arabaya. Köprüyü geçtik, Bostancı sapağından E-5’e çıkacağız; şofer arkadaşın atraksiyon arayışları ilk meyvelerini toplamaya başlıyor. Nane şekeri renginde ’93 model pejomuz hızlı girilen virajda göt atıyor, ama toparlıyoruz. ’83 model iki deli bu olaya katıla katıla gülüyoruz:

’83 model deliler: Ya takla atsaydık abi, hahaha… (Bak şimdi hiç komik gelmiyor.) 

Yolumuza devam ediyoruz. Havadan sudan konuşuyoruz. Tatile nereye gitsek diyoruz. Arabayı alıp Kelebekler’e mi gitsek diyoruz. Abi yavaş ol diyorum. Şofer yine hızla viraja giriyor. Anlıyorum ki fena bir kaza ile kucaklaşmak üzereyiz. Kalın ve yeşil bir direk hızla bize doğru geliyor. Ama nasıl olur, o bir direk. 

ÇATAAAA!!!!!

Kalın ve yeşil sokak lambası, kaportayı olduğu gibi eziyor, motor dağılıyor. Kaza bitiyorum dediğinde kalın ve yeşil direkle burun buruna geldiğimizi görüyorum. Ve hastanede uyanıyorum.

Dokununca kapanan böcekler vardır, bildiniz değil mi? Heh işte, kaza öncesi o şekilde kapanmasaydım, şu yazıları okuyamazdınız. Gerçekten. Dün tişötümü çıkarırken koluma bi’ şey takıldı. Acıdı. Baktım, kazadan kalan camlar kolumda bi’ delik bulmuş, çıkmaya çalışıyorlar. Cımbızla çektim hepsini tek tek. (7 ay oldu kazayı yapalı)

Hiç dramatik olamadım. Bu arada, ön camdaki 2 çatlak nokta, bizim kafa izlerimiz. Arkadaş benden biraz daha uzun olduğu için onun izi biraz daha yukarıda kalmış.

4 Yorum

Filed under 1