Çaylar Sana Feda

Ben ve iki arkadaş, Park Orman‘ın önünden Beşiktaş’a giden bi otobüse bindik. Otobüs at koşturacak şekilde büyük ve körüklü; yollar eski nüfus sayım günlerini aratmayacak kadar boş. Yol dümdüz; ne girilen bir çukur var, ne de dönülen kıvrak virajlar. Şofer basmış gaza, gidiyoruz. Üç kişiyiz, arkadaşlardan biri buralarda yeni. Pek bilmez etrafı, buraları, yolları. Daha önce bizzat deneyimlemiş olduğum bir tecrübeyi acemi arkadaşa bir iddia unsuru olarak sunuyorum.

Ben: Bu hızda, ayağa kalkıp, elleri bırakarak gidebilir misin?

Acemi yazık arkadaş: Gidersem ne alıyon? (Bünye, iddiaya girmeye alışmış.)

Ben: İskelede çayına. (Süper keyiftir.)

Ayağa kalktı. Adeta bir snowboardcu, bir slalom kayaçısı hareketleriyle körüklü otobüsün arka tarafında ayakta kalmaya çalışıyor. Emniyet sibobu olarak da bi direğin yanında duruyor.

Ekstra bilgi: Yıldız yokuşundan önce, Ertuğrul Gazi sitesine gelmeden inmeli-çıkmalı, küçük bir vadiyi andıran mükemmel bir yokuş var. Arabayla hızla girildiğinde iç kıyılması yaşatan ve kafayı tavana vurduran bir yokuştur. Ayrıca, bünyede hızla aşağı inen asansör etkisi de yaratabilir.

yokus

Yaklaşıyoruz. Acemi arkadaş yaklaşık 3 dakikadır ayakta kalmayı başarmış, pis pis sırıtarak ‘çaylar senden’ bakışı atmakta. Ben camdan bakıyorum. Yaklaşıyoruz. Yokuş göründü. Gülmüyorum. Zor tutuyorum kendimi. Şofer, ayakta duran arkadaştan tamamen habersiz bi şekilde bu mükemmel yokuşa girdi. Ne yalan söyleyeyim, yokuş için tam da ideal hıza ulaşmış durumdaydı. Bu bölümden sonrasını yavaş çekim (slow motion) olarak hayal et, sevgili yolcu.

Otobüs/İç: Acemi arkadaşın ayakları yerden kesilir. Düşmemek veya uçmamak için gösterilen son çabayla, emniyet sibobu olarak bellediği direğe tutunmaya çalışır. Nafile. Yokuşa girilmiştir bir kere. Yaşanacaklar kaçınılmazdır. (Hiçbir şey tesadüf değildir.) 

Acemi arkadaş/amors: Dünya, aşağı-yukarı;sağa-sola hızla çalkalanmaya başlar. Çok pis sırıtan Hiperaktifkene’yi (ben) görür, kamera bu pişmiş sırıtışa ‘zoom’ yapar. Ve ÇATAAAA! Önce cama, sonra yere…

Otobüs/Dış: İnsana benzeyen bir şey bok-sineği gibi son çırpınışlarını sergilemektedir. Bi sağa, bi sola…

Yavaş çekimi kesebilirsin, sevgili yolcu. Artık, acemi arkadaş kafayı tavana çarpış ve yere çok yumuşak bir iniş yapmıştır. Bu kareden sonraki çok pis sırıtan beni hayal edin siz.

Çaylar sana feda olsun:)

Reklamlar

2 Yorum

Filed under İ.E.T.T

2 responses to “Çaylar Sana Feda

  1. tarafımdan mimlenmiştiniz ama ???

  2. hiperaktifkene

    piiiiiiii 🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s